M.Günay SIDDIKOĞLU
m.g.siddikoglu@gmail.com
Türk Ordusu Yenilmez Yenilen Başındaki Komutandır!
Genel Kurmay Başkanımız Sayın İlker Başbuğ, ısrarla “askere karşı düzenlenmiş olan asimetrik ve psikolojik bir harekâttan” söz ediyor ki Sayın Başbuğ söyleminde son derece haklıdır. Bize göre askere karşı yürütülen bu kampanya “asimetrik ve psikolojik bir harekât olma” sınırlarını çoktan aşmış ve resmen bir savaşa dönüşmüştür. Başını AKP iktidarının çektiği ve dış güçlerle işbirliği içerisinde olan bir takım çevreler TSK’yı devre dışı bırakma peşindedirler.
Yürütülen bu karalama ve iftira kampanyası o derece artmıştır ki neredeyse asker kendini savunamaz bir duruma düşürülmüştür. Eminim ki bizim içimiz kan ağlarken asker ve Türk düşmanları kıs kıs gülüyorlardır. Peki! Askerin kendisinin bu duruma düşürülmesinde hiç mi suçu yok?
Temsilde hata olmasın diyerek, bir masalla konuya devam etmek istiyorum.
Ormanda çakallarla, boğalar birlikte yaşarlarmış. Çakalların gözü hep boğaların üstünde imiş, ellerine fırsat geçse koca sürüyü bir çırpıda yok edeceklermiş. Fakat boğalar arasında öyle bir birlik ve dayanışma varmış ki çakalların her türlü hile ve tuzakları bir türlü işe yaramıyormuş.
Derken çakalların aklına haince bir plan gelmiş, kendi aralarında tartışmışlar ne kadar boğalara düşman it, kurt, tilki, yaban domuzu ne varsa onlara da danışıp onların da desteğini aldıktan sonra başlamışlar oyunu oynamaya…
İçlerinden seçtikleri grup boğaların başını çağırıp başlamışlar konuşmaya:
—Yok, aslında bizim sizinle hiçbir problemimiz. Şu Sarı Boğa var ya bütün anlaşmazlıklarımız onun yüzünden çıkıyor. O boğayı bize verin başka bir şey istemez bundan sonra kardeş gibi yaşarız…
Boğaların başının hoşuna gitmiş bu teklif. Teklifi diğer boğalara götürmüş ve demiş ki bir Sarı Boğayı vermekten ne çıkar verelim şu sarı boğayı kurtulalım şu çakallardan…. Boğaların çoğunluğu bu teklife evet demişler. Fakat içlerinden güngörmüş yaşlı bir boğa karşı çıkmış.
—Etmeyin, vermeyin, bu çakallara güvenilmez demiş; fakat kimseye söz dinletememiş. Boğalar vermişler Sarı Boğayı çakallara…
Birkaç günlük barışlı günlerden sonra Çakallar yine çağırıp boğaların başını:
Siz iyisiniz hoşsunuz fakat şu Kara Boğa yok mu? Aramızdaki bütün düşmanlığın sebebi o.. Onu da verirseniz bu barış işi tamam..
Boğalar Kara Boğa’yı da vermişler… Bu böyle devam etmiş bir, iki, üç, dört derken o yaşlı güngörmüş boğa söz almış:
“-Ben size Sarı Boğayı istedikleri gün karşı çıkmış, etmeyin, vermeyin demiştim. Siz o gün Sarı Boğa’yı verdiğiniz gün Çakallara mağlup oldunuz” demiş.
Neticede boğalar arasında ne birlik ne de dayanışma kalmış. Sizin anlayacağınız koskoca Boğa sürüsü yok olup gitmiş.
Askerlerin geç kalmış olsalar da bu masaldan alacağı çok dersler olsa gerek.
Sayın Başbuğ’un belirttiği “Askere karşı yürütülen asimetrik ve psikolojik savaş” sadece askere karşı yürütülen bir savaş olmayıp, devlete, cumhuriyete ve millete karşı yürütülen bir savaştır. Savaşta askere düşen görev bellidir, asker teslim olmaz ve biz şimdi askerin bu görevi yerine getirmesini ve masaldaki boğaların durumuna düşmemesini bekliyoruz.
Günün Sözü
“Türk Ordusu yenildi denilirse sakın inanmayın!
Yenilen sadece başındaki komutanıdır!
Türk ordusu asla yenilmez!”
Mustafa Kemal Atatürk


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla
Bu Konuyu Paylaşın !