Eşim Ülkücüdür, bense daha ziyade kültürümüze büyük hayranlık duymakla birlikte insanları milliyetlerine göre ayırımlara tabi tutmanın yanlış olduğuna inanan ortalama bir Türk.
Lakin özellikle son aylarda vatanın bölünmeye doğru sürüklendiğini hissetmenin verdiği huzursuzluğun uyandırması ile bir "kızgınlık" hissetmeye başladım. Ve eşimle tartıştığımız zamanlarda onu kızdırmak için söylediğim "sen beyaz çoraplarının üzerine siyah ayakkabılarını giy de biraz dolaşmaya çık" lafını, gün itibarıyla topyekün yuttum. Laf aramızda eşim de siyah ayakkabı içine beyaz çorap giyen biri değildir kesinlikle :)
"Ülkü" sözcüğü, sevgili Halide Edip Adıvar' ın
"Yeni Turan,
Aziz bölge,
Sana doğru götüren yol nerede?
Altı yüz seneden beri yabancı bölgelerde, susuz yerlerde, gölgesiz dağlarda dolaşıyoruz.
Bu çorak topraklarda ölü ağaçlar gibi kuruduk.
Söyle bana nerede yeşil yurt, nerede hayat veren nehrin?"
dizelerinde bahsettiği gibi, o "yeşil yurd"a duyulan özlemi tarif ediyor olmalı.
Bugün seni daha fazla özlemeye başladık "Turan".
Dünya milletleri şöyle bir dursun, önce Türkler kurtulsun.
Umarım burada sürç-i lisan etmem.
Herkese yeniden merhaba.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla



Bu Konuyu Paylaşın !