Cumhuriyeti kutlayabilmek için cumhuriyetin bize neler kazandırdığını anlayabilmek gerekir.Cumhuriyet Türk Milleti'ne liderini seçebilme hakkını vermiştir.Egemenlik milletin eline geçmiştir.

Egemenliğin milletin eline geçmesinin önemini anlayabilmek için ise tarihimizden ders çıkarmış olmak gerekir.Tarih boyunca ulu liderler tarafından kurulmuş Türk devletleri birkaç kuşak sonrasındaki lider ruhu taşımayan hükümdarların yanlış kararları yüzünden yıkılmıştır.Demek ki liderlik kan bağı ile geçmez,liderlik her insanda olamayacak bir üstünlüktür.Her insanda olsaydı,devlet-hiyerarşi gibi kavramlar olmazdı.Bir devletin liderini seçebilmesi için milletin kararının önemli olduğu gözükmektedir.Millet kendisine liderlik edebilecek kişiyi bilir.Milletin liderini seçebilmesinin en iyi yolu cumhuriyetten geçmektedir.

Ancak görmekteyiz ki milletin bazı hassas duyguları kullanılarak rant eden siyasi odaklar bulunmaktadır.Din kavramı Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri hep birileri tarafından kullanıldı.Bu gelenek çok eskiden beri sürmektedir.İkinci meşrutiyetin getirdiği yeniliklere karşı 31 Mart isyanını çıkartan yobazlar,Kurtuluş Savaşı yıllarında Kuvvay-ı Milliye'nin karşısına çıkan Hilafet Orduları,halifeliğin kaldırılmasına karşı çıkan Şeyh Sait isyanı.Yani dinin siyasi hayatımızda yeniliklere karşı kullanılması,20. yüzyılın başlarına dayanmaktadır.İslamcı maskesine bürünenlerin hepsi ülkemizin ilerlemesine karşı baltayıcı tarafta olmuşlardır.Dış güçlerden aldıkları desteklerle isyanlar çıkartmışlardır.

Günümüz başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ı inceleyelim.Recep Tayyip Erdoğan 80 öncesi koyu İslamcı Akıncı Gençlerin liderleri arasındaydı.Din konusunda hassas olan kesimin 3 Kasım 2002 seçimlerinde oylarını alarak tek başına iktidara gelen Recep Tayyip Erdoğan iktidara gelir gelmez AB'nin,ABD'nin kulu kölesi olmuştur.Türk Milleti'nin topraklarını,kuruluşlarını Türk Milleti'ne sormadan satmıştır.Siyonistlerin ülküsü olan ''Büyük Ortadoğu Projesinin'' eş başkanı olduğunu söyleyebilen insan İslamcı olamaz.Bunu diyen bir insanın taptığı gücün para olduğunu anlamak zor olmasa gerek.

Din kavramı siyasette yer tutamayacak bir kavramdır.Tutacak bir kavram olsa 1914'te Osmanlı padişahı aynı zamanda İslam halifesi olan Beşinci Mehmet Reşat ''Kutsal Cihat'' ilan ettiğinde bütün ümmetin Osmanlı'nın yanında savaşması gerekirdi.Kutsal Cihat ilanına rağmen Osmanlı için savaşan millet Türk Milleti olmuştur.Araplar ise İngilizler için savaştı.Bu da göstermektedir ki siyasette belirleyici olması gereken unsur ümmet değil millettir.Ümmet peşinde koşmak boş bir hevestir.Ümmetçi olmak boş bir hevestir.Türkleri güçlü kılacak tek birlik vardır o da tüm Türklerin birleşmesinden oluşacak olan Turan'dır.

Marksist kesim Türkiye'de yaşanan sorunların kaynağının Osmanlı'ya dönüş hevesinden kaynaklı olarak algılamakta,çözümün toplumcu bir yapıyla örülmüş Marksist düzen olduğunu savunmaktadırlar.Türkiye Komünist Partisi 28 Ekim 2009'da cumhuriyetin 86. yıldönümü için yayınlamış olduğu bildiride çözümün Türkiye Komünist Partisi iktidarından geçtiğini,toplumculuğun Türkiye'yi kurtaracağını belirtmiştir.Sorgulanması gereken olay,Türkiye'deki Marksistler ne zaman emekçinin hakkı için çalıştı ?PKK'yı acaba hangi kesim yarattı ?Kürtçüler Kürtçü oluşumlar kurmadan önce kimlerle kol kola geziyordu ?Marksistler 60'larda Kürt halkının ezildiğini iddia ederek ''Doğu Kültür Ocaklarını'' kurmuşlardır.Doğu Kültür Ocaklarında Kürtçe diye uydurma bir dil yaratarak Kürtçülük için çalışmışlar,kendilerince halkın ufkunu açmışlardır.Bugün PKK savaşarak ölen Mehmetçiklerin ölmelerine sebep olan kesim dolaylı ya da doğrudan Marksist kesimdir.

Ey Türkiye Komünist Partisi siz değil miydiniz DTP'ye karşı yapılan operasyonlara 17 Eylül 2009'da tepki gösteren.DTP-PKK ilişkisine karşı devletin operasyonlarına ÖDP-EMEP gibi partilerle dur deyip nasıl çözüm sağlayacaksınız ?DTP-PKK'nın organik ilişkisi Ekim 2009'da Türkiye'ye Abdullah Öcalan'ın emriyle Habur'dan giriş yapan eli kanlı teröristlerin gelişleri şerefine törenler düzenleyip sizin ne kadar vizyonunuzun ne kadar kıt olduğunu göstermişlerdir.Kürt açılımına karşı da rüzgâr ne taraftan eserse o tarafa yönelmektesiniz.Sonuç şudur ki Marksistler asla çözüm olamaz.

Tam bağımsız Türkiye'yi Karl Marx'ın fikirleri sağlayamaz.Marx diğer toplumlara çözüm olabilseydi Doğu Bloğu yaşıyor olurdu.Ancak görülen gerçek şudur ki Alman Marx'ın fikirlerini deneyen Doğu Bloğu çökmüş,Marksistlerin nesli tükenmeye yüz tutmuştur.Çünkü bir toplumun sorunlarını yine o toplumun içindeki insan anlayabilir.Yani Türk'ün sorunlarını yine Türk çözebilir.Bu doğrultuda bu topraklar büyük fikir insanları yetiştirmiştir.Başbuğ ATATÜRK,Ziya GÖKALP,Yusuf AKÇURA,Hüseyin Nihal ATSIZ,Alparslan TÜRKEŞ gibi yetişecek olan fikir insanları ancak Türk ruhunu taşıyan insanlardan çıkabilir.Türk'ün sorunlarının ilacı ne ümmet ne Marx'tır.Tek ilacımız Türkçülüktür.Türk yurdunda Türkçülük asla geçerliliğini yitiremez.Türkçü insanlar asla ufku dar insanlar olmamıştır.Bunun kanıtı Türkçü fikri taşıyan insanların öngördükleri tehlikelerin yaşanmış ve yaşanıyor olmasıdır.

29 Ekim 1923 tarihinde ilan edilmiş olan cumhuriyet mücadele dolu çetin yolun sonucunda elde edilmiştir.Cumhuriyetin önemini kavrayabilecek tek kesim vardır.Bu kesimin adı içinde bulunduğumuz Türkçü kesimden başka bir odak değildir.Cumhuriyet için,bağımsızlık için topraklarımızın her karışında Türk'ün kanı vardır.

Başbuğ Atatürk açtığın yolda,bize bıraktığın önemli,büyük eserin Türkiye Cumhuriyeti'ni korumak acun üzerinde güçlü kılmak görevimizdir.Türklerin tek bayrak altında toplanmasını ne kadar çok istediğini biliyoruz.Bunu gerçekleşmesinin başarılıp Turan'ın kurulduğu gün,Türkçü'nün zafer günü olacaktır.Tanrı'nın Atatürk gibi kurtarıcının Türk Milleti'nin zor zamanında Türk Milleti'nin başına göndermesi Tanrı'nın büyük Türk milletine bir armağınıdır.Senin için savaşacak senin izindeki bozkurtlar dirilmektedir.Ruhun şad olsun.

Mehmet Atahan AYDIN

PanTürkist Otağı

Portal - Haber İçerik Sayfası - Türkçülerin Türklüğe Sahip Çıkanların Yeri