"Milliyetçi Forum" forum üyeleri ile aşağıdaki iletişim kanalı ile iletişim kuracaktır.
E-posta Adresi:
+ Konuyu Cevapla
Toplam 6 sonuçtan 1 ile 6 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: HZ. MUHAMMED'İN VE HZ İBRAHİM'İN SOYU

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    225
    Rep Puanı
    63

    Standart HZ. MUHAMMED'İN VE HZ İBRAHİM'İN SOYU

    Değerli Dava Arkadaşlarım, sitede bazı iddialarda bulunmak için bilgi sahibi olmamız ve iddialarımızı bilimsel verilerle desteklememiz gerekir. Ben size açtığım konu hakkında bilimsel bilgiler vermek istiyorum.
    HZ. İBRAHİM’İN, HZ. MUHAMMED’İN KÖKENİ VE HANİFLİK
    Yahudiler ve Hıristiyanlar ısrarla Hz.İbrahim Peygambere sahip çıkarak kendi milli peygamberleri olarak gösterme gayreti içerisindedirler. Oysa bu iddialar hem dini hem de tarihi açıdan yanlış ve sakat iddialardır.
    İbni Abbas (R. A.) dan yapılan sahih rivayete göre: Necrân Hıristiyanlarından bir topluluk ile Yahudi din adamlarından bir kurul, Resûlüllah (A.S.) Efendimize gelerek bir açık oturum düzenlemesini arzu ettiler. İbrahim Peygamber hakkında tartışmak istiyorlardı. Yahudiler, İbrahim Peygamberin Yahudi olduğunu, Hıristiyanlar da onun Hıristiyan olduğunu iddia etmeye başladılar.
    Âl-i İmran Suresi 65-67. Âyetler, onların bu konudaki tartışmalarının gerçek bir dayanağı bulunmadığını, bilgilerinin de çok yetersiz olduğunu açıklar anlamda idi. (İbn Kesir- Fethu’l Kadir-Lübabu’t-Te’vil Tefsirleri)
    Adı geçen ayetlerde şöyle buyruluyor:
    “Ey Kitap Ehli! İbrahim hakkında niçin tartışırsınız? Tevrat da, İncil de ancak ondan sonra indirilmiştir. (Bunu da) akletmiyor musunuz?(Al-i İmran/65)
    İşte siz böylesiniz; haydi bilginiz olan şey hakkında tartışıp durunuz, ama bilmediğiniz şey hakkında niye tartışırsınız?! Allah bilir, siz bilmezsiniz.(Al-i İmran/66)
    “İbrahim ne Yahudi, ne de Hıristiyan idi; ama Hakk’a yönelmiş tertemiz katıksız bir müslimdi, Allah’a ortak koşanlardan değildi.” (Al-i İmran/67)
    Sevgili Peygamberimiz her fırsatta Hz. İbrahim aleyhisselam ile övünmüş ve ona “ATAM“ demiştir. Sevgili Peygamberimiz zaten Peygamberlik gelmeden önce Hz.İbrahim’in dini olarak Kur’an’da bildirilen “Haniflik“ üzere idi.
    Hz.Peygamberimiz şöyle buyurur:
    “ Her peygamberin, diğer peygamberlerden çok yakın bir dostu vardır. Benim en çok yakın dostum, Allah’ın Halil’i atam İbrahim’dir. “ (Tirmizi-Kurtubi-İbn Kesir-İbn Cerir-Mefitihü’l-Gayb )
    “Ben, Allah katında peygamberlerin sonuncusu olarak yazılıydım ve işte o devirde Âdem henüz çamurdan bin suret olarak bulunuyordu. Ben ilk durumumu da size bildireyim: Ben, İbrahim’in duası, İsa’nın müjdesi, annemin ben doğunca gördüğü rüyayım; doğduğum esnada parlak bir nûr annem için meydana gelmiş de oda Şam saraylarını aydınlatıp göstermişti.” (Bağavi: İrbad b. Sâriye’den.. / Lübabü’t-Te’vil s. 841 Kahire 1955-1374’ten nakil Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri cilt: 1; s: 363)
    İbrahim ve İsmail aleyhisselamın duaları Kur’an-ı Kerim’de Bakara suresinde şöyle anlatılır:
    “Hani İbrahim ve İsmail, Beyt-i Şerif’in temellerini yükseltiyordular da birlikte (şöyle dua ediyorlardı): “ Ey Rabbimiz! Bunu bizden kabul buyur, şüphesiz ki daima işiten, hakkıyla bilen ancak Sensin. (Bakara 127)
    Hz. İsmail Arapça’yı Cürmihilerden Öğrendi
    “Ey Rabbimiz! İkimizi Müslüman olarak Sana boyun eğmekte sabit kıl, soyumuzdan da yalnız Sana teslimiyet gösterip boyun eğen bir ümmet meydana getir. Bize hac ibadetimizi göster. Tövbelerimizi de kabul buyur. Şüphesiz ki tövbeyi en çok kabul eden, en çok merhametli olan Sensin sen! “ (Bakara 128)
    “Ey Rabbimiz! Onlara kendilerinden bir peygamber gönder ki, üzerlerine Senin ayetlerini okusun, kendilerine kitabı ve hikmeti öğretsin, onları (her türlü şirk ve isyandan) temizlesin. Şüphesiz ki Sen çok üstün, çok güçlü ve yegâne hikmet sahibisin.” (Bakara 129)
    Bu ayetler ve hadislerden Hz.Muhammed’in soyunun Hz. İbrahim’e dayandığını ve Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in duaları sonucu onların soyundan gelen Hz. Muhammed son peygamber olarak gönderilmiştir. O’nun için Sevgili Peygamberimiz hadislerinde “ Ben İsa’nın İncil’de geleceğimi müjdelediği ve atam İbrahim’in Allah’tan dua ederek soyumdan bir peygamber gönder dediği “ peygamberim demiştir.
    Araplar tarihi bakımdan iki büyük kola ayrılırlar; Birincisi, eski devirlerde yaşamış, ancak daha sonra yok olmuş Araplardır. Âd, Semud, Medyan ve Amâlika gibi. Bunlara “Arab-ı bâide”denir. İkinci grup ise soyları devam eden Araplardır. Bunlara “Arab-ı bâkiye” denir ve iki kola ayrılır:
    Arab-ı âribe: Asıl Araplar bunlardır. Kahtânîler adı verilen bu grubun esas vatanı Yemen’dir. Bunlara Güney Arapları da denir. Cürhüm ve Ya’rub olmak üzere önce ikiye ayrılırlar. Ya’rub’dan olan Kehlan ve Himyer’den pek çok kabile türemiştir. Meşhur Kudâa kabilesi Himyer’in, Ezd ise Kehlan’ın koludur. Belli başlı Kahtâni kabileler şunlardır: Kudâa, Ezd, Mezhic, Hemdân, Kinde, Kelb, Uzre, Ans, Murâd, Huzâa, Cüzâm, Âlü Cefne (Gassânîler), Lahm, Tay, Eş’ar, Evs, Hazrec. Kahtanîlere mensup kabilelerin bir kısmı Me’rib Barajı’nın yıkılması başta olmak üzere değişik sebeplerle ve değişik zamanlarda anavatanlarını terk ederek Arap Yarımadası’nın çeşitli bölgelerine yerleşmişlerdir.(Hz. Muhammed ve Evrensel Mesajı, sayfa:33,34, Prof.Dr. İbrahim Sarıçam, Ankara 2004)
    Arab-ı Müsta’ribe (veya Mütearribe): Aslen Arap olmayıp, sonradan Araplaşan kabilelerdir. Bunlara Hz. İsmail’in neslinden oldukları için İsmâîlîler; Hz.İsmail’in torunlarından Adnan’ın neslinden türedikleri için Adnânîler de denir.(İ. Sarıçam, a.g.e. sayfa:34) Kureyş kabilesi bu boydandır. Adnan Hz. Peygamberimizin yirmi birinci göbekten atasıdır.
    Kur’an-ı Kerim’den öğrendiğimize göre İbrahim aleyhisselam kesinlikle Yahudi ve Hıristiyan değildir. Arap’ta değildir. Her ne kadar Araplar, Hz. İsmail’in soyundan geldiklerini iddia etseler de bu iddiaları hem asılsız hem de delilsizdir. Çünkü birçok kaynakta Hz. İsmail’in Hicaz bölgesine yerleştikten sonra Cürmihilerden Arapça’yı öğrendiği nakledilmektedir. Bu bakımdan Hz. İsmail ve evlatlarına Arab-ı Müsta’ribe (Sonadan Araplaşanlar) denmiştir. (bak. Sahihi Buhari Muhtasarı Tecridi Sarih Tercemesi ve Şerhi, 6. C. s:16, diyanet yayını) Arapçayı Araplardan ve sonra öğrenen Hz. İsmail nasıl Arapların atası olabilir? Aynı zamanda Hz.ismail, Arapçayı bilmediğine göre başka bir dille konuşuyordu. Yahudi ve Hıristiyan olmayan Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in o zaman Türkçe konuşması ve Hz. İbrahim’le İsmail aleyhisselam’ın Türk oldukları akla geliyor. İsmail aleyhisselamın İbranice konuştuğu iddiaları Kur’an-ı Kerim’in “ İbrahim ne Hıristiyan ne de Yahudi idi…” ifadesi ile çelişir. İslâmi kaynaklara giren İbranice konuşma iddiaları İsrailiyat tesiri ile oluşmuş asılsız iddialardır.
    O zaman diyebilirsiniz ki İbrahim peygamber Türk ise O’nun soyundan gelen Hz. Muhammed’de Türk’tür. Böyle bir iddiada bulunmak bilime uygun değildir; Çünkü, bir millete mensup olmak da bir noktada kader işidir, Ziya Gökalp’ın de belirttiği gibi: “Millet iradi bir kavram değildir. Çünkü her ferdin milliyeti, onun keyfine, iradesine tabi bir şey değildir. Görünüşte fert kendisini şu yahut bu millete mensup kabul etmekte hür zanneder. Hâlbuki fertte böyle bir hürriyet yoktur. Bir millete mensup olmak bir kader işidir. Fert bir millet içerisinde hayata gelir ve o milletin terbiyesini alarak yetişir ve o kültürel zümreye dâhil olur.”Hz. Muhammed ve onun cedleri de Arap toplumu içerisinde dünya gelmiş ve Arap terbiyesini alarak yetişmiş ve o kültürel zümreye dâhil olmuşlar, yani Araplaşmışlardır. Bu bakımdan Hz. Muhammed Türk soyundan gelse de O’na “Türk asıllı Arap“ demek daha uygundur.
    Hz. İbrahim’in Türklüğü ve Haniflik
    Kur’an-ı Kerim’den ve hadisi şeriflerden öğrendiğimize göre Hz.İbrahim “Hanif bir dinden ve temiz bir soydandır.” O Sümer’in Ur kentinden çıkmış bir Sümerlidir. (Sümerlerin Ur ve Uruk adlarında şehirleri vardı. Ur ve Uruk sözcükleri Türkçe’de, boy ve boy birliklerine verilen addır.)
    Prof. Dr. Mümin KÖKSOY Hoca'nın “Nuh Tufanı ve Sümerlerin Kökeni“ adlı kitabında verdiği bilgilere göre, Sümer halkına Âdem'den sonra da peygamberler gönderildi. Bunlardan en ünlüsü, Peygamber Âdem'in 10. nesilden torunu olan ve MÖ 2900'lü yıllarda yaşamış olan Nuh Peygamber'dir. Nuh'un tufandan sonraki hayatıyla İbrahim'e kadar olan çocukları ve torunları, Yukarı Mezopotamya'da yaşamışlardır. Nuh, Sümer ülkesinin Şuruppak şehrinde doğmuştur. Best'a (1999) göre Nuh, Sümer şehir devletlerinden birisi olan Şuruppak'ın kralıdır. Hz. Nuh'un torunları Hz. İbrahim'in önderliğinde âdeta göçe zorlanmışlardır. Hz. İbrahim ve yakınları bir süre Harran'da kaldıktan sonra, Filistin'e göç etmiş ve orada İbrahim'in (İbrahim oğullarının) atası durumuna gelmiştir. Bu yönüyle Hz. İbrahim, dünyanın en etkin kültür taşıyıcısı sıfatıyla anılmaktadır.


    Hz. İbrahim’in gerçek babası Tarah yâni “Azer”, anası ise “Üşa” (ousha)’dır. Aşağı Mezopotamya’nın el-ubeyd ile Eridu arasında ve Fırat nehri kenarında kurulmuş olan eski Keldanilerin “UR” şehrinde dünyaya gelmiştir. (Eski Türkçe’de Ur ve Uruk sözcükleri aile, akraba-boy birliği manalarına gelmektedir. El Makdisi ise, Hz. İbrahim’in Kufe yakınlarında “Kusarabba” denilen bir köyde dünyaya geldiğini ve buradan da Harran’a gittiğini kaydetmektedir. Oyda Fırat ve Dicle nehrinin suladığı bu bereketli topraklara daha çok önceleri Sümerler gelip yerleşmişlerdi. Çivi yazısını kullanan ve buralarda büyük bir medeniyetin öncülüğünün yapan Sümerlerin, yeni yapılan bir çok araştırmalar, Asyalı bir Türk kavmi olduğunu ortaya koymaktadır. Bunu en önemli delili ise, eski Sümerlilerin dili ile Türkçe arasında üstelik yazıya geçmiş inanılmaz derecedeki benzerlikler, bundan da öte bir çok Türkçe kelimenin bulunmasıdır.(Bu gün için tespit edilen sözcük sayısı 1000 (bin) civarındadır.) Bu bakımdan Hz. İbrahim ve Nemrut hakkında çok ciddi araştırmalarda bulunan İ.S. Cem aynen şöyle demektedir: “Hz. İbrahim Mezopotamya’da zuhur etmiş ve kan itibarıyla tamamen Sümer Türklerine mensup bir hak peygamberdir.”(Z.Kitapçı, a.g.e. s:147)
    “Bilindiği gibi Hz. İbrahim Kur’an-ı Kerim’de zikri geçen bir çok peygamberin aksine Yahudi ırkına mensup olmayan ve fakat İbrani tarih ve kültür hamulesine mal edilmiş, kendisine Kur’an’ın ifadesine göre “SUHUF“ (Din ve şeraitinin esasını ifade eden bir nevi yazılı belgeler) verilmiş büyük, ulu ve yüce bir peygamberdir. Onun dininin asıl karakteri,şiarı “Haniflik“ idi. (Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi 135, Al-i İmran Suresi 67, Enam Suresi 161, Nuh Suresi 120) O bu yönüyle peygamber ümmetinin bir baba misali en güzel örneği olmuştur. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Müslümanlara hitaben; “Milletinizin babası İbrahim’in Hanif dinine uyun bundan önce de size Müslüman adını veren odur” (Hac Suresi 78) denilmektedir. (Z. Kitapçı, Saadet Asrında Türkler, s. 220)
    Ayrıca İbrahim Peygamberin Kantura isimli bir Türk’le evlendiği de bilinmektedir.İbnü’l-İbri, Kan tura’nın hiç tereddüde yer vermeyecek şekilde Türk hakanının kızı bir Türk prensesi olduğunu kaydetmektedir.( İbnü’l-İbri,Tarihu Muhtasaru’d-Düvel, Beyrut, sayfa: 14’ten nakil, Gizlenen Türk Tarihi Hazreti Muhammed, s.119, Muharrem Kılıç )
    Süryani Tarihçisi Ebul Ferec’in “Tarih-i Muhtasar’u-d düvel adlı kitabının 23. Sayfasında da Hz. İbrahim’in, Türk padişahının kızı Kantura ile evlendiğine ve Kantura’nın Hacer olduğuna dair bilgiler vardır. (M. Kılıç/ 181)
    Haniflik
    Hanif deyiminin sözlükteki anlamı genellikle şöyle tesbit edilmiştir: Hanif: İslâm dinine meyli sahih ve sabit olan kimse, demektir. Çoğulu Hünefadır. (C. Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri cilt 2/942) Peygamber Efendimizin baba ve dedelerinin coğu Hanif idi.
    Hanîflik: İbrahim (a.s)'in dinin temeli tevhide (Allah'ın birliğine) dayanıyordu. Ancak zamanla bu inanç unutulmuş ve putperestlik Araplar arasında tamamen yayılmıştı. Buna rağmen bazı insanlar tevhid akidesine bağlı kalıp putlara tapmıyordu. Bunlara "Hanif" denirdi.
    Hanîf, batıldan uzak, Hakk'a yönelen ve tevhit inancı üzere bir Allah'ı tasdik eden kişi demektir. Kur'an-ı Kerim de "hanîf" kelimesi birkaç yerde geçer. "Hanif" kelimesi daha çok, Hz. İbrahim için Allah'a saf ve temiz bir şekilde ibadet eden bir kul anlamında kullanılmıştır. İslâm'dan önce Arap toplumunda; Varaka b. Nevfel, Abdullah b. Cahş, Osman b. Hüveyris, Zeyd b. Amr, Kuss b. Sâide gibi kişiler hanifler arasında bulunuyordu. Bunlar; cansız, dilsiz, hiçbir şeye güçleri yetmeyen putların önünde eğilmeyi, onlara yalvarmayı çirkin sayan kişilerdi.
    Konu Muharrem Günay tarafından (18-08-09 Saat 15:54:01 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Mesajlar
    7,902
    Rep Puanı
    50

    Standart Cevap: HZ. MUHAMMED'İN VE HZ İBRAHİM'İN SOYU

    YÖNETİCİ NOTU:Yazının puntosunu büyüttüğümüzde konunun iki parçaya ayrılması gerekti.Sayın Muharrem Günay'ın konusunun devamıdır................

    Eski Türklerde Hanif İdi
    Ayrıca Orta Asya Türklüğü de Hanif idi. Çünkü onlarda putlara tapmıyor, Allah’ın varlığına birliğine inanıyor ve Allah’a Ulu tanrı-Yüce Tanrı manasına gelen Gök Tanrı diyorlardı. Gök kelimesi eski Türkçede ulu-yüce-büyük manalarında kullanılmıştır. Eski Türkler öldükten sonra dirilmeye, cennet ve cehenneme, meleklere inanıyorlardı. Bu bakımdan onlara da Hanif idiler.Türklerin isteyerek ve zorlama olmadan topluca Müslüman olmaları da Hanif olmalarından kaynaklanmıştır.
    Nitekim Oğuz Han’ın “Bir Tanrı Yolu“ nda putlara tapmak isteyenlere karşı on yıl süren din savaşları yaptığı bilinmektedir. (Prof. Dr. H. TANYU, Türklerin Dini Tarihçesi, s. 18 , Ebu’lgazi Bahadır Han, s.30)
    Fransız Prof. Joseph DEGUİGNES 1756-1758 yılları arasında yayınladığı “Hunların,Türklerin, Moğolların ve Tatarların Umumi Tarihi“ adlı eserinde, Hunların da Türk olduğunu belirtip: “Hunların Çinlilerden daha az eski olmadıklarını söylemiştim. Çünkü milattan 2207 yıl önce Çin’de hükümran olmaya başlayan Hiya sülalesi daha tahta çıkmadan önce Hunları tanımıştır, deyip; Hz. Nuh’un oğlu Yafes’in TÜRK adında bir oğlu olduğunu ve Türk’ün gayet yüksek bir düşünceye sahip bulunduğunu“ belirtir. Degüignes : “Bu menkıbelere güvenilirse o Türkler o vakte kadar hakiki Allah’a ibadette ve gerçek din ahkamına riayette devam etmişlerdir. Put ibadetinin baş düşmanı olan Oğuz Han verdiği şiddetli buyruklara rağmen, putlara tapmakta inat edenlere karşı hiç bir merhamet göstermedi. Böylece BİR TANRI YOLU’nda on yıl kadar din savaşları sürdü” demektedir. (H.Tanyu, s: 18) Ebu’lgazi Bahadır Han’ın Şecere-i Terakime (Türklerin Soy Kütüğü) adlıeserinde Oğuz Han’ın yapmış olduğu bu din savaşlarını anlatırken :“Bu çağlarda, Hz. İbrahim de Irak ve Suriye’de Allah’ın birliğini yaymaya çalışıyordu.” (s: 30) denilmektedir. Ayrıca aynı bilgiler Kitabı Cihannuma Neşri Tarihi adlı Türk Tarih Kurumu tarafından 1949 Ankara’da basılmış olan kitabın 1. Cildinin 11. Sayfasında vardır.
    Oğuz Han’ın Kur’an’da adı geçen “Zülkarneyn“ olduğuna ve Hz. İbrahim’le Mekkede buluşarak onun elinden Müslüman- Hanif olduğuna dair çok ciddi iddialar vardır. (Bu konu ileride ayrı bir başlık halinde anlatılacaktır.) Hatta Hz. İbrahim’in eşi olan Kantura’nın Oğuz Han’labir yakınlığı da söz konusudur. Çünkü kayıtlarda Kantura’dan Türk hakanının kızı olarak zikrediliyor. Ayrıca Oğuznâme’de Oğuz han’ın Mısır’ı fethettiği anlatılıyor.
    Oğuznâme’nin Bang nüshasında (1932 Berlin baskısı) : “Oğuz Kağan başadı, Masar Kağan kaçtı. Oğuz anı bastı yurdunu aldı...” (İ.Hami danişmend, Türk Irkı Niçin Müslüman oldu,s.17)
    Hz. İbrahim’in soyu birçok kaynakta Sümerlere dayanır. Sümerlerin Türklüğü ise bu gün yerli ve yabancı bilim adamlarınca kesin olarak kabul edilmektedir.
    Bu konuda Hz. İbrahim ve Nemrut hakkında çok ciddi araştırmalarda bulunan İ.S. Cem aynen şöyle demektedir; “Hz. İbrahim, Mezopotamya’da zuhur etmiş ve kan itibarıyla tamamen Sümer Türklerine mensup bir hak peygamberdir. Yahudi ırkı ile en ufak bir şekilde dahi olsa münasebeti yoktur. Yahudi ırkı Hz. İbrahim’den bir asır sonra meydana çıkmıştır.” (Muharrem Kılıç, Gizlenen Türk Tarihi ve Hz. Muhammed/116, Cem İ.S. İslam Mecmuası, sayı:80, Mayıs 1964, s. 254’ten nakil )
    Kur’an-ı Kerim’de Hz. İbrahim’in babasının adı “Azer“ olarak gösteriliyor. (Bak. Enam suresi 74. Ayet) Bazı kaynaklar da ise Hz. İbrahim’in babasının adının “Tarek veya Tareh, ya da Tarih olduğu belirtilir. Bu her iki isim de yani Azer ve Tarek- Tareh-Tarih isimleri Hz. İbrahim’in Türklüğünün delilidir. Çünkü bu isimler Türk isimleridir. Özellikle “ Azer “ ismi bu günde Azerbaycan Türkleri tarafından sıkça kullanılan ve özellikle gurbette dünyaya gelen çocuklara verilen bir Türk adıdır.
    Hz. İbrahim’in babası Tarih (Tareh- Azer) bir gün bütün aileye:
    -Haydi çocuklar! Dedi. Sen İbrahim! Sen torunum Lut! Sen gelinim Sara!.. Haydi hazırlanalım. Bu Ur şehrinden çıkalım. …Haran’a gidelim. Sonra Kenan diyarına geçelim. Orada rahat rahat yaşayalım… Bir kervan halinde yola düştüler. Urfa şehrine geldiler… Azer’in yani büyük babanın günleri burada dolmuştu. 205 yıl yaşayıp Haran’a gömüldü. (Z.Kitapçı/137)
    Bir başka kaynakta İbrahim ve ailesi hakkında şu bilgilere yer veriliyor:
    “Babalarının adı Terah (Tarek-Tarih veya Azer) olan bu seçkin aile Mezopotamya’nın namlı kenti Ur’da ün kazanmıştı. Ur gelişmiş bir ticaret merkezi, kültür barınağıydı. Bazı arkeologların gözlemi uyarınca bu kent Şinar’ın (SÜMERİN) içindeydi. (Tevrat, Yaratılış 10:10)
    “Zaman yaklaşık 2000’dir. İbrahim’in ailesi UR’ da başarı kazanmış, namlı iş adamları “… “Tanrısal vahiyle, Ur’u bırakıp Kenan ülkesine gitmeyi içeren buyruk Abram’a (İbrahim’e) ulaştı, onun aracılığıyla tüm aileye açıklandı.” (Yaratılış 11: 31; Resuller 7:2,3 )
    Bu kaynaklar hep Sümerleri ve Sümerlerin eski Türkçe’mizde aile ve boy birliği anlamında kullanılan ve bir Sümer şehrine ad olan UR’u ve Hz. İbrahim’in Türklüğünü gösteriyor.
    Prof. İsmail Hakkı İzmirli Hz. Muhammed’in ve çevresinin Türklüğünü sadece Hz. İbrahim’in Arap yarım adasına gelmesiyle sınırlı tutmuyordu. Ve şöyle diyordu:
    “… Evs ve Hazreç kabileleri, Mezopotamya’dan Sümer ilinden kalkıp, Sümer medeniyetinin yayıldığı Yemen’e gelmişler, oradan Medine’ye göçmüşlerdi. Kendilerinde Türk kültürü görülmekle, Türk olabilecekleri anlaşılıyor. Evs Us’tan (Evs, Us-Uz, Oğuz M.Kılıç), Hazreç Hazer’den Araplaştırılmış olabilir. Nitekim Arapçada Evs Kurt, Hazreç Aslan manasına gelir.” (Muharrem Kılıç/118, İ. Hakkı İzmirli, Peygamber ve Türkler, s. 1013; Sinan Meydan, Bir Ömrün Öteki Hikayesi, T.. Dönüşüm Yay. 2004, İst. S. 565’ ten nakil, Ayrıca Sahihi Buhari Muhtasarı tecrid-i Sarih Tercemesi ve Şerhi 6. Cilt s: 16’ya; İbni Haldun Mukaddime, s.11’e bak)
    Konu bilgehan tarafından (03-08-09 Saat 11:32:14 ) değiştirilmiştir.

    BU UZUN SÜREN GECENİN KARANLIĞINI AYDINLATMAYA YETMEYECEKSE GÖKTEKİ AY, GECİKEN ŞAFAK BİR BOZKURT ULUMASI İLE SÖKECEKTİR...

  3. #3
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    0
    Rep Puanı
    0

    Standart Cevap: HZ. MUHAMMED'İN VE HZ İBRAHİM'İN SOYU

    Ayrıca Orta Asya Türklüğü de Hanif idi. Çünkü onlarda putlara tapmıyor, Allah’ın varlığına birliğine inanıyor ve Allah’a Ulu tanrı-Yüce Tanrı manasına gelen Gök Tanrı diyorlardı. Gök kelimesi eski Türkçede ulu-yüce-büyük manalarında kullanılmıştır

    Evet bazı "*****" Türk düşmanları aa bakın Türkler Göğe tapıyor der.Gökten kasıt yücedir.Yoksa Türkler Gökte yaşamıyor ki kendilerine Göktürk desinler.Türklerdeki Göktanrı dini=Hanif dinidir.


    Nitekim Oğuz Han’ın “Bir Tanrı Yolu“ nda putlara tapmak isteyenlere karşı on yıl süren din savaşları yaptığı bilinmektedir.

    Ben bunun üzerine bir konu açtım ama kimse "tınlamadı"Halen ısrarla söylüyorum Oğuz Han Kuranda adı geçen Zülkarneyn'dir!!!

    Hz. İbrahim’in eşi olan Kantura’nın Oğuz Han’labir yakınlığı da söz konusudur. Çünkü kayıtlarda Kantura’dan Türk hakanının kızı olarak zikrediliyor

    Peygamber Efendimiz Oğuzlara Kanturaoğulları demiştir!!!

    Ur şehri denilmiş.URların Türklüğüyle ilgili bir konu da açılmıştı.

    Hülasa,Hz.İbrahim Sümerlidir dolayısıyla Türk'tür.Doğal olarak Hz.Muhammed'in soyu da böyledir.

  4. #4
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    0
    Rep Puanı
    0

    Standart Cevap: HZ. MUHAMMED'İN VE HZ İBRAHİM'İN SOYU

    Okudum yazılanları.. Ayrıca bu konuda bir konferansta dinlemiştim... Eski Kültür Bakanlarımızdan Namık Kemal Zeybek'in verdiği...Benzer iddiaları oda dile getirmiş ve "gururla" dinlemiştik...
    Yorum yazabilmem için tekrar tekrar okumam gerekecek Muharrem Günay Bey... Öncelikle benim "sindirmem", gerekirse ve bulabilirsem başka kaynaklardanda konuyu okumam gerekecektir...
    Size, verdiğiniz bu eşsiz bilgiler için teşekkürlerimi sunuyorum...
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ SONSUZA DEK YAŞAYACAKTIR!

  5. #5
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    225
    Rep Puanı
    63

    Standart Cevap: HZ. MUHAMMED'İN VE HZ İBRAHİM'İN SOYU

    SAYIN ZEYBEK BUNLAR İDDİA DEĞİL BİLİMSEL GERÇEKLER BEN KONOYU BELGELERİ İLE YAZDIM. BEN BELGESİZ BİR KONU YAZMAM YİNE DE MUTLAKA EKSİKLERİ VARDIR.BU KONUDA TAKVİYE SİZDEN......

  6. #6
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    0
    Rep Puanı
    0

    Standart Cevap: HZ. MUHAMMED'İN VE HZ İBRAHİM'İN SOYU

    Alıntı Muharrem Günay Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    SAYIN ZEYBEK BUNLAR İDDİA DEĞİL BİLİMSEL GERÇEKLER BEN KONOYU BELGELERİ İLE YAZDIM. BEN BELGESİZ BİR KONU YAZMAM YİNE DE MUTLAKA EKSİKLERİ VARDIR.BU KONUDA TAKVİYE SİZDEN......
    Muharrem Bey;
    Elimden geleni yapacağıma emin olabilirsiniz. Zaten içimde uhdedir soyumun asaleti, dayandığı medeniyeti ve kültürü ortaya çıkarıp, özentilerden ve "TAKLİTÇİLİKTEN" kurtarmaya katkı sağlamak...Bu konularda "karınca kararınca epeyce yazım, makalem" var Forum sayfalarında... Yerel anlamdada bu duygularla hizmet vermeye çaba gösteriyorum...
    Sadece bu ara yazın, tatilin getirdiği bir yoğunluk yaşıyorum... Aile efradı Allah'ın izniyle çoluk, çocuk, torun bir araya gelince zaman ayırmak ve PC başında oturmak gerçekten mesele...
    Asıl ben sizin değerli katkılarınız için minnet ve şükranlarımı arzetmeliyim... Allah'ın izniyle konunun takipçisi olacağım, katkılarda yapacağım...
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ SONSUZA DEK YAŞAYACAKTIR!

+ Konuyu Cevapla

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

     

Benzer Konular

  1. Türk Soyu
    Konuyu Açan: cagri_bozkurt, Forum: Türk Tarihi ve Osmanlı İmparatorluğu.
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj : 22-06-09, 23:56:45
  2. Atatürk'ün soyu
    Konuyu Açan: Tuman, Forum: Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk.
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj : 09-10-08, 13:12:38
  3. TÜRK SOYU
    Konuyu Açan: Attila90, Forum: Bir Ülkücünün Bilmesi Gerekenler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 23-07-08, 12:26:05
  4. Atatürk'ün soyu
    Konuyu Açan: Candostum, Forum: Hayatı.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06-05-07, 16:20:20
  5. türk ün soyu
    Konuyu Açan: yalcinyilmaz, Forum: Türk Dünyası.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 14-04-07, 22:30:00

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok