"Milliyetçi Forum" forum üyeleri ile aşağıdaki iletişim kanalı ile iletişim kuracaktır.
E-posta Adresi:
+ Konuyu Cevapla
Toplam 2 Sayfadan 1. Sayfa 1 2 SonuncuSonuncu
Toplam 16 sonuçtan 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: TÜRK KİMLİĞİ-Alt kimlik/Üst kimlik

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    854
    Rep Puanı
    0

    Standart TÜRK KİMLİĞİ-Alt kimlik/Üst kimlik

    Alıntı ZEYBEK Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bartu Bey;
    Açın biraz daha konuyu, ekleyin de ben de sizinle birlikte bir değerlendirme yapayım.
    Akşamdan beri "kafamı" kurcaladı, bir sürü dökümanı incelememi gerektirdi ama bir türlü yazmaya fırsatım olmadı...Alt-üst kimlik olayının kesinlikle "TUZAK" olduğunda zaten hemfikiriz...Ama "coğrafi konumun" getirdiği tanımlama, kimliğin ne kadarını temsil eder, eder mi etmez mi, gerekli mi , değil mi bunu anlatmakta fayda var...!

    Zeybek Hocam, makaleyi 2 parçaya bölerek ekliyorum ki ilk bakışta çok uzun gelip konudan uzaklaştırmayalım fikir beyan etmek ve dağarcığına bilgi eklemek isteyen ÜLKÜDAŞLARI.


    Avrasya coğrafyasında Türk kimliği her zaman dünyayı şekillendiren uygarlık merkezleri ile beraber anılmıştır. Buna paralel olarak da tarihin her döneminde diğer devletler tarafından yok edilmesi gereken en öncelikli hedef olarak algılanmıştır. Mevcut potansiyel tehdidin farkında olan Türk liderler de, Türk birlik ve beraberliğinin bozulmaması için, milletine gerekli uyarıları yapmaktan geri durmamışlardır.

    Orhun Nehri kıyısındaki Göktürk yazıtlarında Bilge Kağan tarafından yapılan uyarılar, bu konuda verilebilecek örneklerin en eskisi ve en önemlisidir. Bilge Kağan’ın; “Türk Oğuz Beyleri, milleti işitin, üstte gök batmadıkça, altta yer delinmedikçe, Türk milleti, ilini töreni kim bozabilecek” şeklindeki sözleri, Türk milletinin birlik ve beraberliğinin ne kadar güçlü olduğunun en net ifâdesidir.

    Tarih boyunca millet kimliğine daha önce ulaşmış olan devletler ile kendi sınırları içerisindeki azınlıklar veya gündemdeki adıyla “alt kimlikler” arasında çok acımasız ve uzun süreli mücadeleler yaşanmıştır. Devletler kendi topraklarında yaşayan azınlık unsurlara hiçbir zaman hoşgörü göstermemişlerdir. Aksine, azınlık kimliklerinin yok edilmesinde en etkili yöntem olan “asimilasyon” politikalarını ara vermeksizin uygula***** etkili bir kimlik ve kültür erozyonu yaratmışlardır.

    Bu kapsamda, yaklaşık olarak 16. yüzyılın ortalarında başlayan ve Çin tarafından Doğu Türkistan’da yâni Sincan’da, Ruslar tarafından Batı Türkistan’da yâni Orta Asya’da, Türk milletinin parçalanmasını ve yok edilmesini amaçlayan asimilasyon politikalarının ve zaman içerisinde geçirdiği değişimin incelenmesi; günümüzde, alt ve üst kimlikler temelinde oynanan emperyalist oyunun ortaya çıkarılması ve kendisini hâlen Türk hisseden herkesin nasıl bir tehlike ile karşı karşıya bulunduğunu anlaması bakımından çok önem taşımaktadır.

    Günümüzde, Türk ulus kimliğinin yok edilmesi maksadıyla Avrasya’da önemli çalışmalar yürütülmektedir. Orta Asya’da Türk ulus kimliği yerine -yaratıcılığını İlyiç Lenin’in, uygulayıcılığını ise Josef Stalin’in yaptığı- yapay Kazak, Kırgız, Özbek gibi ulus kimliklerinin oluşturulması Sovyet Rusyası’nın bir gerçeği iken, günümüzde de Rusya Federasyonu tarafından yürütülen “Avrasyalılık” üst kimliğinin benimsetilmesine yönelik kapsamlı faaliyetler çok önem taşımaktadır. Ayrıca, Avrupa Birliği uyum yasaları kapsamında, farklılıkların ön plâna çıkartılması sûretiyle yüzyıllardır kendisini azınlık veya etnik olarak farklı görmeyen Türk insanına zorla yeni kimlikler kazandırılmaya çalışılması ve buna bağlı olarak Türk kimliğinin tartışmaya açılması, Türkiye’nin de büyük bir tehlike altında olduğunun en büyük göstergesidir.

    Mustafa Kemal Atatürk de; “Türk milleti Asya’nın garbında ve Avrupa’nın şarkında olmak üzere kara ve deniz sınırlarıyla ayırt edilmiş, dünyaca tanınmış, büyük bir yurtta yaşar. Onun adına Türk Eli derler. Yakın ve uzak zamanlar düşünülürse, Türk’e yurtluk etmemiş kıta yoktur. Bütün dünyada, Asya, Avrupa ve Afrika, Türk atalarına yurt olmuştur. Fakat, bugünkü Türk milleti, varlığının devamı için yurdundan çok memnundur. Çünkü Türk devrinin ve şanlı geçmişinin, büyük kudretli atalarının mukaddes mirasları, şimdiye kadar olduğundan çok daha fazla zenginleştireceğinden emindir” şeklindeki ifâdesiyle, Anadolu’da kurulan Türk devletinin, birlik ve beraberliğini korumasının ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır.

    SSCB’nin dağılması sonrasında bağımsızlıklarını kazanan beş Türk Cumhuriyeti’nden, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliev’in Türk kimliği konusuna yaklaşımı da Atatürk’ün düşünceleri ile birebir örtüşmektedir. Aliev’in Türkiye ziyaretinde, “Biz bir millet iki devletiz. Ne yazık ki, bu yanlışlar çok sık yapılıyor. Türk kimliğini bir kenara ayırıp, Azerbaycan Türklerine Azeri, Türkmenistan Türklerine Türkmen, Kırgızistan Türklerine Kırgız, Özbekistan Türklerine Özbek adını veriyor, onlardan ayrı bir millet gibi bahsediyoruz. Hâlbuki; 1926’ya kadar, Özbekistan’ın, Kazakistan’ın, Türkmenistan’ın ve Kırgızistan’ın resmî adı Türkistan’dı. 1926’dan sonra Türkistan bölündü, Türk boyları birbirinden koparılıp ayrı birer millet olmaya zorlandı. Ruslar bizi önce böldü, sonra da yok etmeye çalıştı” şeklindeki ifâdesi de, Türk milleti ve Türk kimliği üzerinde oynanan oyunu çok açık bir şekilde gözler önüne sermiştir.


    Tarihin her döneminde, imparatorluklar kurarak uygarlığını yayan ve üç kıtada varlığını etkili olarak tesis eden Türk kimliğinin yok edilmesi, bir çok ülke tarafından millî hedef olarak belirlenmiştir. Zaman, şartlar ve koşullar değişmiş olsa bile, günümüzde -geçmişte çeşitli sebepler ile yarım kalmış olan- bu projeler yeniden uygulama alanına konulmaya çalışılmaktadır. Dolayısıyla, Türk milletinin, geçmişte meydana gelen olayları çok iyi değerlendirerek, parçalanmaya sebep olacak sözde etnik kimliklerin güçlendirilme çabalarına karşı, Türk kimliğine, bilinçli olarak daha fazla sâhip çıkması çok önem taşımaktadır.

    (Alıntıdır..)




  2. #2
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    343
    Rep Puanı
    79

    Standart Cevap: Azeri değil, Azerbaycan Türk'ü

    Sayın Bartu_Bey, değerli büyüğüm, açıklamalarınız için teşekkür ederim, çok mühim bir meseleydi.



  3. #3
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    854
    Rep Puanı
    0

    Standart Cevap: TÜRK KİMLİĞİ-Alt kimlik/Üst kimlik

    Rusya’nın Türk Milli Kimliği Üzerine Yürüttüğü Asimilasyon Politikası

    Eski dünyanın merkezinde doğmuş, gelişmiş ve üç kıtaya yayılmış olan Türklerin ana yurdu, 16. yüzyılın ortalarında, Rusların Kazan’ı ele geçirmesini takip eden süreçte, işgal altına girmiştir. Rus işgali hızla devam etmiş ve Orta Asya Türklerini esir almıştır. 17. yüzyılın başlarından itibaren de Ruslar, işgal ettikleri geniş coğrafyadaki büyük Türk nüfusunun oluşturduğu tehdidi ortadan kaldırabilmek için asimilasyon programlarını uygulamaya koymuşlardır. İlk etapta ortaya konulan asimilasyon politikası, işgal edilen topraklarda yaşayan Türk nüfusunu, Rus kültürüne uyumunu tesis için Hıristiyanlaştırmak şeklinde olmuştur. Rus asimilasyon politikalarının başlangıcını, bu bölgede birçok Rus okulu açılması ve böylece bu toprakların esas sâhibi olan Türklerin kültür ve dillerinin değiştirilmesi teşkil etmiştir. Fakat Türk ailelerinin Rus okullarına fazla rağbet etmemesi ve asimilasyon politikalarının da tam olarak etkin olmaması gibi sebeplerden dolayı Ruslaştırma ve Hıristiyanlaştırma politikasından Rus yöneticiler istedikleri verimi elde edememişlerdir. Roy’a göre, işgal sonrası başlayan asimilasyon ile Türkler ya Hıristiyan olmaya zorlanmış ya da ikinci topluluk statüsüne indirilmiştir. (Vakıf mallarına el konulması, Müslüman soyluların yok edilmesi, kentlerde mal sâhibi olunmasının yasaklanması, vb. politikalarla)

    Ruslar tarafından ortaya konulan Hıristiyanlaştırma ve Ruslaştırma politikasının tek başına yetersiz kalması ve Türk nüfusu üzerinde istenen sonuçları vermemesi üzerine, Rus yöneticiler tarafından yeni asimilasyon politikalarının arayışı başlamıştır.

    Türk kimliğinin yok edilerek Ruslar için Türk tehdidinin ortadan kaldırılması amacı çerçevesinde, Kazan’da üniversite hocası olan İlminskiy’nin görüşleri ve bu görüşler temel alınarak uygulamaya konulan asimilasyon politikası sayesinde, Ruslar başarıya ulaşmışlardır
    . İlminsky’nin, Türk toplumunu ayrı ayrı uluslar hâline getirme projesi, ne yazık ki günümüzde hâlen devam eden, ayrı kimlikler hâlinde yaşayan ve birbirinden farklı olduğu zanneden, yapay Türk kimliklerinin temelini teşkil etmiştir.

    Bu nedenle, asimilasyonunu başarıya ulaştıran İlminskiy’in düşüncelerinin incelenmesi gerekmektedir. Kısaca;
    Türk toplumuna öncelikle ayrı ayrı ulusal kimlikler kazandıracak bir eğitim programı olarak özetlenebilecek olan İlminskiy politikası, Rusların etkili uygulamaları çerçevesinde önce Türk ulus kimliği parçalanarak kendi aralarındaki ilişkiler zedelemiş ve kesilmiş, sonra da, batıdaki Türkler ile işbirliğine girememeleri sağlanmıştır.

    İlminskiy tarafından projelendirilen asimilasyon politikasına
    “Rus Türklük bilimi” ismi verilmiştir.

    Bu politika üç ayak üzerine oturtulmuştur.
    Birincisi; Türkistan’da Türkler tarafından kullanılan alfabeyi değiştirerek Rus alfabesinin benimsetilmesi,

    İkincisi; yüzyıllardır Türkler tarafından kullanılan millî dil Çağatayca’nın yerine Rusça’nın benimsetilmesi ve

    Üçüncüsü; Türkistan’da yaşayan Türkler ile Osmanlı Türkleri arasındaki mevcut olan her türlü irtibatın koparılması olmuştur.

    Türk kimliğini bölmek amacıyla harekete geçen Ruslar, Türk nüfusu içindeki farklı boylar arasındaki küçük nüanslardan yola çıkarak birbirinden tamamen farklı dil, kültür ve tarihleri olan yeni Türk kimlikleri yaratmayı başarmışlardır. Türk ulusunun kimliği ile oynanması ve yapay girdiler yapılması sonucunda, etnik milliyetçilik yaratılmış ve ortaya, sunî dil ve kültür yapılı etnik Türk unsurları yaratılmıştır. Bununla beraber, İlminskiy’in asimilasyonu ile ortaya çıkan etkiye yine bu dönemde, Türk unsurlarının Ceditçilik ve Kadimcilik olarak bilinen iki düşünce sistemi altında toplanmaları ile ortaya çıkan tepki gelmiştir. Ruslar, Rus kültürü altında entegrasyonu kabul etmeyen ve radikal bir tutum içinde olan Kadimcilere karşı, iki farklı ırkın bir potada eriyebileceğini ve bunun için de iki kültürün kaynaşmasından daha doğal bir şey olmadığını savunan Ceditçiliğin yanında olmuştur. Yine bu dönemde, Tatar Türkü olan Gaspıralı İsmail Bey’in ; “Dilde, Fikirde, İşte Birlik” parolasıyla, İlminskiy’in dil merkezli, farklı Türk milletleri yaratma hedefli asimilasyon politikasına karşı savaşmaya başlaması, bir noktaya kadar Türk ulus kimliğinin dağılmasını geciktirmiştir. Bu dönemde Gaspıralı İsmail Bey, çıkarmış olduğu “Tercüman” gazetesi ile fikirlerini yaymaya ve genel bir Türklük bilinci oluşturmaya çalışmıştır. Bu faaliyetlerini de, tamamen, Rus asimilasyon politikalarının tesirlerini yok etmek ve Türk birlik ve beraberliğini yeniden tesis etmek amacıyla yapmıştır.


    (Alıntıdır.)

  4. #4
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    0
    Rep Puanı
    0

    Standart Cevap: TÜRK KİMLİĞİ-Alt kimlik/Üst kimlik

    Okudum Bartu Bey...Elinize, emeğinize sağlık.
    Buradan çıkan sonuç;
    1- Yaşanılan "coğrafya" kimliği belirlemez ama, "yeni bir kimlik" için art niyetli kullanılabilir...Tıpkı rusların kullandığı gibi, tıpkı günümüzde "TÜRKİYELİLİK" şeklinde kullanılmaya çalışıldığı gibi...!!?
    2- Türkler gibi "SOYU, IRKI, DİLİ, TARİHİ, KÜLTÜRÜ, MEDENİYETİ, ÜLKÜSÜ" belirli olan bir milletin tek bir kimliği olur. Coğrafi bölge ve yerleşim yerini ifade eden şeyler kimlik değil, "sıfat, tanımlama betimleme" anlamında kullanılabilir...!
    3- Kimlik ile "DİL ARASINDA" çok sıkı ilişki vardır...! Kültürün, varlığın, egemenliğin ve bekanın ilk ve en önemli belirtisi; birlik ve beraberliğin, birlikte yaşama tutkusunun, ülkü ve ideal ortaklığının en önemli "ARACI DİLDİR...!!" Bu konuda kesinlikle taviz verilmemelidir...! Günümüzde niçin "DİL BİRLİĞİNİN BOZULMAK İSTENDİĞİNİ, ÜZERİNDE ÇOK POLEMİK YAPILDIĞINI" anlamak gerek...!
    4- Kimliğin diğer belirtisi "KÜLTÜREL DOKUDUR...!" Ortak davranışlar, ortak edebiyat, sanat, cemiyet değerleri, giyim-kuşam, düğün-toy, merasim, gösteri, gelenekler, adetler binlerce yılın birikimidir. Bunlar bir milletin ortak değerleri, kendini tanıma ve tanıtma yollarıdır.Kimliğin ve kişiliğin parçasıdır. Günümüzde "DAVRANIŞLARIN, DEĞERLERİN, GELENEK VE GÖRENEKLERİN AYRIŞTIRILMAYA ÇALIŞILMASI" kimliksizleştirilme anlamında anlaşılmalıdır.
    5- Ortak Tarih kimliğin bir diğer belirtisidir. Türk Tarihi üzerinde en fazla oynanan tarihtir...!Mesela 16 Türk Devleti aslında "TÜRKLERİN KURDUĞU VE TEK DEVLETİN DEVAMI NİTELİĞİNDE ANLAŞILMASI GEREKEN" devletlerdir. Bu devletlerin ayrı boylar tarafından kurulduğu, birbirleriye mücadele ettiği, ayrı "İNANÇ SİSTEMLERİNE" sahip olduğu, ayrı kültürlerin etkisinde kaldığı gibi farklılıklar yaratılmaya çalışılması boşuna değildir...? Bunlar neyse de, Türkler'in " MEDENİYETE KATKILARI, İLK YAZIYI BULDUKLARI, İLK VE EN YAYGIN DİLİ KONUŞTUKLARI, İLK KİTABELERİN SAHİBİ OLDUKLARI, BİLİM VE TEKNİĞE KATKILARI" hep gizlenmiş, tahrif edilmiş, yanlış yazılmıştır...! Bu anlamda "ATATÜRK'ÜN TÜRK TARİH TEZİ" çalışmaları ne gariptir ki kendinden sonra ilk gelen İ.İnönü zamanından başlanmak üzere, hep gözardı edilmiştir...! Rafa kaldırılmış, bir daha üzerinde durulmamıştır...! Türk Tarih Kongresi, Türkiyat Enstitüsü onun zamanından sonra nedense unutulmuştur...! Başbuğ Türkeş'in gayretleri ile hayata geçirilen Türk Devletleri Kurultayı'da "İÇİ BOŞALTILMAYA ÇALIŞILAN" bir etkinlik olmaya yüz tutmuştur...!
    Günümüzde "ETNİK AYRIMCILIĞIN KÖRÜKLENMESİ, KÜRT DİYE BİR IRKIN TARİHİ KÖKENLERİNE UYDURUK İŞLERLİK KAZANDIRILMAYA, ANADOLU TARİHİNİN TÜRKLERDEN AYRIŞTIRILMAYA, TARİH KİTAPLARININ İÇİNİN BOŞALTILMAYA ÇALIŞILMASI" hep Tarih Birliğinin, yani "KİMLİĞİN" parçalanmaya tabi tutulmasının örnekleri olarak dikkatle izlenmelidir...!
    6- Kimliğin bir diğer belirtisi "DİN BİRLİĞİ, İSLAM İNANCI" içinde ifade edilir. Din, toplumu bir arada tutan ve o topluma "KİMLİK VE KİŞİLİK" katan önemli bir unsurdur... Bu anlamda Türklük ile İslamı bir arada yaşatmamak için her yola başvurulmaya çalışılmaktadır. Bazıları "TÜRKÜM AMA MÜSLÜMAN DEĞİLİM" derken, bazıları da "MÜSLÜMANIM AMA TÜRK DEĞİLİM" deme noktasına sürüklenmektedirler...Bu kadar "YOZLAŞMA, ZITLAŞMA" normal midir...? Yoksa yapay mıdır...? Bir diğer konu da İslami kimliğin "ILIMLI OLMASI GİBİ GARABET" bir işin peşine düşmüşlerdir ve ilgiyle takip edilmeleri gerekmektedir...!
    Üstadım Bartu Bey, ben de uzattım... Daha yazılacak epeyce şey var ama ya okuması? Aslında yazılanları düzenli bir "DOSYALAMA" tekniği ile , başlıklar içinde bir arada toplamak gerekiyor... Arananlar o zaman daha kolay bulunur belki...? Şimdilik bu kadar yeter...Ekleme gerekir ise yine yaparız Allah'ın izniyle.
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ SONSUZA DEK YAŞAYACAKTIR!

  5. #5
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    0
    Rep Puanı
    0

    Standart Cevap: TÜRK KİMLİĞİ-Alt kimlik/Üst kimlik

    Etnik olarak üst kimlik,aynı kökene sahip
    alt grupların ana kimliğidir. Bu anlamda Türklük; kırgızlar, özbekler,kazaklar,
    azariler, Türkmenler, yakutlar, gagavuzlar vb. için üst kimliktir.Çerkezlik;
    adigeler, abazalar, çeçenler, ubuklar, osetler, dağıstanlılar vs.gibi kuzey
    kafkasya toplulukların üst kimliğidir.Kırmançi sıhbızın vs. gibi içinde kürt üst
    kimliktir. Atatürk Cumhuriyeti kurduğunda ise Cumhuriyeti kuran halka
    Türk Milleti demiş ve sonradan ayrılıklar bölenmeler olmasın diye Ne Mut
    lu Türküm diyene demiş Anayasamızın 66.maddesine de Türk Devletine
    Vatandaşlık bağı ile bağlı herkes Türktür ibaresini koymuştur. Yani bugün
    Türkiyedeki yaşayan tüm etnik gruplar için Türklük bir üst kimlik değil asli
    kimliktir.


    Son zamanlarda Türkiyelikik kavramı ortaya atılarak alt kimlik üst kimlik
    ile insanları ayrışmaya yönelik faliyetler başlamıştır.Türkiye de üst kimli
    ğin Türk yerine Türkiyeli olarak değiştirilmesini, Türklüğün, diğer etnik
    kimlikler gibi bir alt kimlik olarak tanımlanmasını öngören talepler Türkiye
    yi etniklik temelinde bölmeyi hedefleyen iç ve dış odakların ülke gündemine
    maksatlı olarak getirdikleri suni bir tartışma konusudur. Türkiye'de üst kim
    liğin Türk yerine Türkiyeli olarak tanımlanmasına, herşeyden önce Türk Ulu
    suna Çok haksızca yakıştırılan karışık millet zihniyeti maksatlı mozaik dayat
    masını pekiştirir, milli kimlik bilincine zedeler, milli direnci zaafa uğratır ve bu
    ülkeye şevkle hizmeti gayreti içinde olanları kayıtsızlığa iter.

    Bugün, birçok ülkede de, ulusal kimlik kurucu egemen unsuru kimliğidir.
    Misal, fransa halkının ulusal kimliği olan fransızlık, esasen, coğrafi bir
    aidiyete değil, 5. yüzyılda galyayı ele geçirerek fransayı kuran frankların
    soyuna mensubuyeti ifade etmektedir.Ancak siyasi anlamda bu kimlik
    fransadaki tüm etnik gruplar temsili ulusal kimliktir.Aynı şekilde, onbeşe
    yakın etnik grup bulunan ingilterede de ulusal kimlik ingiltereli değil İngi
    lizdir, almanyada, almanyalı değil almandır.

    Dolayısı ile bugünlerde, suni maksatlı olarak ülke gündemine getirilen
    "Türkiyelilik"tanımınınhiç bir tarihi ve meşru dayanağı yoktur. Kaldıki
    Türk Milletinin %90 ı aşan bir çoğunluluğu kendisini Türk Olarak tanımla
    makta, Türk kimliğini benimsemektedir Türkiye'de Türkiyelilik kavramını
    benimsetmeye çalışanlar Türkiyenin bölünmesini isteyen çok uluslu
    küresel sermaye ülkeleridir. Maksat Ulus devletin çözülüp dağılmasıdır.

  6. #6
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    0
    Rep Puanı
    0

    Standart Cevap: TÜRK KİMLİĞİ-Alt kimlik/Üst kimlik

    Bilgilendirme amaçlı yazılanları takip etmeye çalışıyorum.
    Aslında konunun daha derinlerde, Türk'ün Anadolu'nu en eski sahibi olduğu gerçeğinde işlenmesi, bazı eleştirilerin ve kafa karışıklıklarının ortadan kalkmasında etkili olur diye düşünüyorum.
    Bu anlamda Atatürk'ün "Türk Tanımına" sık sık vurgu yapmakta yarar var...
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ SONSUZA DEK YAŞAYACAKTIR!

  7. #7
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    854
    Rep Puanı
    0

    Standart Cevap: TÜRK KİMLİĞİ-Alt kimlik/Üst kimlik

    Alıntı tuncay demirbaş Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Etnik olarak üst kimlik,aynı kökene sahip
    alt grupların ana kimliğidir. Bu anlamda Türklük; kırgızlar, özbekler,kazaklar,
    azariler, Türkmenler, yakutlar, gagavuzlar vb. için üst kimliktir.Çerkezlik;
    adigeler, abazalar, çeçenler, ubuklar, osetler, dağıstanlılar vs.gibi kuzey
    kafkasya toplulukların üst kimliğidir.Kırmançi sıhbızın vs. gibi içinde kürt üst
    kimliktir. Atatürk Cumhuriyeti kurduğunda ise Cumhuriyeti kuran halka
    Türk Milleti demiş ve sonradan ayrılıklar bölenmeler olmasın diye Ne Mut
    lu Türküm diyene demiş Anayasamızın 66.maddesine de Türk Devletine
    Vatandaşlık bağı ile bağlı herkes Türktür ibaresini koymuştur. Yani bugün
    Türkiyedeki yaşayan tüm etnik gruplar için Türklük bir üst kimlik değil asli
    kimliktir.

    ……..

    Bugün, birçok ülkede de, ulusal kimlik kurucu egemen unsuru kimliğidir.
    Misal, fransa halkının ulusal kimliği olan fransızlık, esasen, coğrafi bir
    aidiyete değil, 5. yüzyılda galyayı ele geçirerek fransayı kuran frankların
    soyuna mensubuyeti ifade etmektedir.Ancak siyasi anlamda bu kimlik
    fransadaki tüm etnik gruplar temsili ulusal kimliktir.Aynı şekilde, onbeşe
    yakın etnik grup bulunan ingilterede de ulusal kimlik ingiltereli değil İngi
    lizdir, almanyada, almanyalı değil almandır.
    Tuncay Ülküdaşıma, TÜRKLÜK yerine Türkiyelilik kavramına getirdiği eleştiride katılıyorum. Türkiyelilik kavramı bir IRK’ı yok etmenin en üst adımıdır ve maalesef bugün devletimizin en üst makamındaki kişiler tarafından desteklenmektedir. !!!!

    İlk düşüncelerine katıldığım Tuncay Ülküdaşımın, TÜRK IRKI için alt kimlik-üst kimlik tanımlamasındaki yazılarından aksi yönde düşünüyorum. TÜRK IRKI içersinde alt kimlik üst kimlik kavramlarını insanlarımızın beynine yerleştirdiğimizde TÜRKİYE’de yaşayanlar ÜST KİMLİK, diğer TÜRK DEVLETLERİ’nde yaşayanlar alt kimlik mi olacak? Böyle bir ayrımda hangi IRKDAŞ’ımızı her şeyin eşit olduğu TURAN ÜLKÜ’sünde birleştirebiliriz? O tip bir tanımlama daha baştan TÜRKİYE TÜRKLERİ dışındakileri alta atıyor. Kökeni hangi TÜRK BOYU hangi TÜRK DEVLETİ olursa olsun alt üst kimlik yoktur. Sadece TÜRK vardır. TÜRK IRKI dışında kalan fakat TÜRK TOPRAKLARINDA yaşayanlar alt kimliği oluşturur. O zaman üst kimlik TÜRKLÜK alt kimlik TÜRK TOPRAKLARINDA yaşayan fakat TÜRK olmayanlardan oluşur.

    Daha öncesinde eklemiş olduğum yazıda TÜRK MİLLİ kimliğinin yok edilmesine ilişkin yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vermiştim. Adamlar Rus TÜRKLÜK BİLİMİ diye bilim ortaya atıp bizi boylara ayırma planları yaparken onların oyunlarından uzak durmamız gerek. TÜRK insanına yeni kimlikler kazandırılmaya çalışılması ve buna bağlı olarak Türk kimliğinin tartışmaya açılması, Türkiye’nin de büyük bir tehlike altında olduğunun en büyük göstergesidir.

    Rusların, hristiyanlaştırma ve Ruslaştırma politikası işe yaramayınca ortaya attığı Azeri, Özbek, Tatar, Türkmen tanımları gelecekteki birliğimiz için son derece tehlikelidir. Bugün Orta Asya’daki TÜRK DEVLETLERİ’nin 1926 yılına kadar ki adı olan TÜRKİSTAN adı altında değil de ayrı devletler olarak varlığını devam ettirmesi İlminsky’nin asimilasyon politikalarının başarısıdır. Önce böl, sonra yut taktiğidir. Bu asimilasyon taktiği ile Ruslar, küçük detaylardan yola çıkarak tamamen farklı kültüre ve dile sahip yeni Türk kimliği yaratarak Türk Milli kimliğini parçalamış, kendi aralarındaki ilişkileri zadelemiş ve batıdaki TÜRK’ler ile işbirliğini engellemişlerdir.

    Son yüzyılda TÜRKLÜĞÜN bir devlet çatısı altında yaşama ÜLKÜSÜ’nü Başbuğ ATATÜRK, Turan sevdalısı ENVER PAŞA, Gaspıralı İsmail Bey ve son olarak son Başbuğ TÜRKEŞ savunmuş ve ayrılığın zararlarını göstermiştir.

    Bu ayrılığın en acı örneğini dil konusunda yaşıyoruz. Azerbeycan’da farklı alfabe diğer TÜRK CUMHURİYETLERİ’nde farklı alfabe var. Kimisinin resmi dili İNGİLİZCE. Bugün Orta Asya’da 7-8 devlet olacağına tek TÜRKİSTAN olsaydı TURAN ÜLKÜSÜ çok daha kolay gerçekleşirdi.

    * Şimdi o ayrı devletleri bir araya getirmeyi kim başaracak?
    * Hangi alfabeyi kime kabul ettireceksiniz Azeri, Özbek, Tatar tanımlamasıyla?

    İşte asimilasyon politikasının acı gerçeği… !!!! Bunun devamında da Azeri, Özbek, Tatar alt kimlik, TÜRKLÜK üst kimliktir demek bir araya gelmeyi hepten zorlaştırmak ve üzerimizde oyun oynayanların ekmeğine yağ sürmektir.

    TÜRKÇÜLÜĞÜN ESASLARI’nı yazan Ziya Gökalp ne diyor?

    Sorma bana oymağımı boyumu
    Beşbin yıldır milet gibi yaşarım
    Deme bana Oğuz, Kayı, Osmanlı
    TÜRK'üm bu ad her ünvandan üstündür.

    Ayrıca Azerbeycan Devlet Başkanı Aliyev’de aşağıdaki sözleriyle bölünmeden dolayı duyduğu rahatsızlığı dile getirmiştir.

    Alıntı Bartu_Bey Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    . Aliev’in Türkiye ziyaretinde, “Biz bir millet iki devletiz. Ne yazık ki, bu yanlışlar çok sık yapılıyor. Türk kimliğini bir kenara ayırıp, Azerbaycan Türklerine Azeri, Türkmenistan Türklerine Türkmen, Kırgızistan Türklerine Kırgız, Özbekistan Türklerine Özbek adını veriyor, onlardan ayrı bir millet gibi bahsediyoruz. Hâlbuki; 1926’ya kadar, Özbekistan’ın, Kazakistan’ın, Türkmenistan’ın ve Kırgızistan’ın resmî adı Türkistan’dı. 1926’dan sonra Türkistan bölündü, Türk boyları birbirinden koparılıp ayrı birer millet olmaya zorlandı. Ruslar bizi önce böldü, sonra da yok etmeye çalıştı” şeklindeki ifâdesi de, Türk milleti ve Türk kimliği üzerinde oynanan oyunu çok açık bir şekilde gözler önüne sermiştir.
    …..

  8. #8
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    0
    Rep Puanı
    0

    Standart Cevap: TÜRK KİMLİĞİ-Alt kimlik/Üst kimlik

    Alıntı Bartu_Bey Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İlk düşüncelerine katıldığım Tuncay Ülküdaşımın, TÜRK IRKI için alt kimlik-üst kimlik tanımlamasındaki yazılarından aksi yönde düşünüyorum. TÜRK IRKI içersinde alt kimlik üst kimlik kavramlarını insanlarımızın beynine yerleştirdiğimizde TÜRKİYE’de yaşayanlar ÜST KİMLİK, diğer TÜRK DEVLETLERİ’nde yaşayanlar alt kimlik mi olacak? Böyle bir ayrımda hangi IRKDAŞ’ımızı her şeyin eşit olduğu TURAN ÜLKÜ’sünde birleştirebiliriz? O tip bir tanımlama daha baştan TÜRKİYE TÜRKLERİ dışındakileri alta atıyor. Kökeni hangi TÜRK BOYU hangi TÜRK DEVLETİ olursa olsun alt üst kimlik yoktur. Sadece TÜRK vardır. TÜRK IRKI dışında kalan fakat TÜRK TOPRAKLARINDA yaşayanlar alt kimliği oluşturur. O zaman üst kimlik TÜRKLÜK alt kimlik TÜRK TOPRAKLARINDA yaşayan fakat TÜRK olmayanlardan oluşur.

    .
    Bartu Bey kardeşim., Üst kimlik alt kimlik kavramını ya ben tam olarak anlatamamışım yada siz benim anlatmak istediğim gibi anlamamışsınız. Benim söylediğim özetle Türkiye Türkü'de Azari Türkü veya Özbek Türkü hepsi için ifade edilirken Türklük alt kimlik unsurudur..Fakat bunların hepsinin ortak adı ise TÜRK' tür yani üst kimlik Türklüktür..Bugün Türk tanımı ifade edilirken Türkiye Türküde Azari Türküde, Kırgız Türküde aynı statüdedir...Bunların hiçbirisine ayırım yapamayız sen az Türksün veya ben çok Türküm diyerek..

    Benim altını çizmek istediğim unsur şudur..Bu alt kimlik üst kimlkik oyununu Türkiye'de yaşayan tüm insanlarımız için uydurmak istiyorlar..Yani kürt, laz, çerkez, arap, gürcü vs. gibi etnik unsurlardan olan vatandaşları katogoriye ayırırken hepsini birden Türkü'de işin işine katarak alt kimlik üst kimlik diyerek ayırmaya çalışıyorlar..Bende diyorum ki bu çok yanlış ve ülkeyi bölmeye çalışan bir yaklaşımdır..Oysa Üst kimliğin tanımı bilimsel olarak,etnik olarak üst kimlik, aynı kökene sahip alt gurupların ana kimliğidir. Türkiyedeki etnik unsurlar sizde biliyorsunuz ki Türk kökenden gelmemektedir..Ancak Anayasanın 66, maddesindeki tanıma göre Türkiye Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı herkez TÜRK dür diye bir tanımı vardır..İşte Türkiye'yi bölmek ve araya nifak sokmak isteyen zihniyetin alt, üst kimlik kaşıması bunun içindir..Ben bu tehlikenin altını çizip uyarmak istedim..

  9. #9
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    854
    Rep Puanı
    0

    Standart Cevap: TÜRK KİMLİĞİ-Alt kimlik/Üst kimlik

    Konu sabitlenmiştir.

    TTK

  10. #10
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    854
    Rep Puanı
    0

    Standart Cevap: TÜRK KİMLİĞİ-Alt kimlik/Üst kimlik

    Stalin Döneminde Türkler Üzerinde Sovyetleştirme Politikaları:

    1924 tarihinden Lenin’in ölümüne kadar olan dönemde Sovyet Rusya içerisinde olan Türkler, komünist teşkilatlanma aracılığıyla federatif cumhuriyetler haline gelmişlerdir. Lenin’in ölümünden sonra gerek parti genel sekreterliği içinde gerekse devletin bütün kademelerinde yetkiyi elinde toplayan Stalin devrinde uygulanan politikalar Lenin’in politikalarından birkaç yönden ayrılırlar. Bunlardan birincisi Stalin’in milliyetler meselesine bakış açısı diğeri ise İhtilâl yönetiminin devamlılığı meselesidir. Bu politika sonucunda Stalin, Sovyet sınırları içinde bulunan bütün halk topluluklarını sosyalist düzene adapte etmeye çalışan tek tip insan yaratmaya çalışacak ve bu doğrultuda baskı ve şiddet yöntemine başvuracaktır.

    Rusya’nın Türkistan’da takip ettiği sömürgeci, iskan ve koloni siyasetleri her ne kadar Türkler için büyük bir tehlike arz etmekte ise de dil, din, kültür ve millî tarihleri yok etmek ve tahrif etme politikaları ondan daha büyük bir tehlike olarak görülmektedir. Ruslar, Türkleri parçalama siyasetlerini uzun vadeli bir planla Stalin döneminde şu şekilde tatbik etmeye başlamışlardır.


    1. Dil Kolunda Yapılan Faaliyetler:

    Dil kolundaki tahribata ilk önce alfabe alanında başlamışlardır. Sovyet ideologlarının bir kısmı Rus alfabesinin kullandırılması gerektiğinden bahsetmişlerdir. Fakat bunun eskiden Rus olmayan milletleri özellikle Türkleri Ruslaştırma ve hristiyanlaştırma siyasetinde İlminsky metodunun takip edildiği okullarda Kril Alfabesinin kullanıldığını, aynı alfabenin kullanılmasının Çarlık idaresinin kötü anılarını Türklere hatırlatacağını halbuki yeni Sovyet rejimini Türklere sevdirmek mecburiyetinde olduklarını ileri sürerek bu alfabenin kullanılmasına itiraz edilmiştir. 1926 tarihine kadar Latin Alfabesi’nin kabulü için sadece bir takım teşviklerde bulunuluyor, yerli halk ise bu konuda ikna
    edilmeye çalışılıyordu. Bakü’de toplanan Türkoloji Kongresi, reformu prensip olarak kabul etmiş ve bunu takiben Latin Alfabesi ve tek tip bir transkripsiyon eskiden beri Arap harflerini kullanan bölgelerde öğretilmeye başlanmıştır. Fakat bu uygulamanın 1939’da yaygınlık kazanamadığı görülmektedir. İkinci reform uygulamasına yani Kril Alfabesi’nin yerleştirilme çabalarına 1935’ de başlandı fakat bu uygulama da 1939’a kadar ciddî bir gelişme gösterememiştir.

    İlk alfabe reformunu hem siyasî hem pratik düşünceler ile ortaya konulmasına karşılık, ikinci reform sadece siyasî amaçlar ile uygulanmıştır. Sonuçta Ruslar 1940-1941 yıllarına doğru her Türk lehçesi için birbirinden farklı Kril Alfabesi’ni uygulama alanına koymuş ve Latin Alfabesi’yle yazılan kitaplar toplanarak imha edildiği yetmezmiş gibi Türk lehçelerine girmiş olan İslamî kelimeler ile Türkiye lehçesinden geçen terimler ve ıstılahlar atılarak yerlerine Rusça terimler ve ıstılahların yerleştirilmesine karar verilmiştir. Özellikle siyasî, iktisadî, ilmî ve teknik terimlerin Rusça olması mecburiyeti de getirilmiştir. Bütün bunların yanında Türk lehçelerinin birbirinden kelime almaları da yasaklanmıştır. Türkistan’da Kril alfabesinin kabulü iki önemli sonuç yaratmıştır. Bunlardan birincisi Rusya’dan ödünç alınan kelimeler ile sun’i olarak doğan bu yeni diller zenginleşerek biri birlerinin dillerini anlayamaz hale gelmişlerdir. İkincisi ise yeni neslin hem Türkçe Çağatay alfabesiyle yazılmış çok sayıdaki edebî mirastan mahrum olmalarına hem de Sovyetler Birliği dışındaki diğer Müslüman ülkelerde yazılan eserleri anlamamalarına, hatta inkâr etmelerine ve eski kültürü bilenleri de modası geçmiş fikirlerle dolu kabul etmelerine sebep olmuştur. Bu durum Orta Asyalıların genel anlamda dünyanın geri kalan kısmından ve özel anlamda da Müslüman dünyasından fikir ve kültür açısından tecrîd edilmelerine yol açmıştır.

+ Konuyu Cevapla

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

     

Benzer Konular

  1. Ozan Arif'in kimlik isteyenlere verdiği kimlik
    Konuyu Açan: bilgehan, Forum: Ülkücü Videolar.
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj : 24-05-09, 00:50:34
  2. Ulu Önderimizin TC kimlik numarası
    Konuyu Açan: ULU ÖNDER ATATÜRK, Forum: Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk.
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj : 23-09-07, 11:21:07
  3. Atatürk ' ün Kimlik Numarası
    Konuyu Açan: yalcinyilmaz, Forum: Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 01-09-07, 08:16:26
  4. Türkiyede tek kimlik Türklüktür efendiler
    Konuyu Açan: ucak16, Forum: Ülkücü Videolar.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 29-08-07, 14:09:09

Bu Konu İçin Etiketler

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok